Ficus carica, halk arasında "incir" olarak bilinen, Moraceae familyasına ait bir bitki türüdür.
İncir, özellikle Akdeniz İkliminde yetişen, yaprak döken, geniş yapraklı bir ağaçtır. Sıcak iklimleri tercih eder ve çoğunlukla Türkiye, İspanya, Yunanistan, Fas ve bazı Orta Doğu ülkelerinde yaygın olarak yetiştirilir.
Bu bitki, insanlık tarihi boyunca önemli bir meyve kaynağı olmuş ve kültürel, dini, besinsel anlamda çeşitli kullanımlar elde etmiştir.
Ficus carica bitkisi, yaprakları ve kabuğunun geleneksel tıpta da bazı tedavi amaçları için kullanıldığını gösteren birçok örnek vardır. Geleneksel tıpta sindirim problemleri, cilt hastalıkları, öksürük ve soğuk algınlığı tedavisinde kullanılır.
İncirin etken maddeleri, bitkinin farklı bölümlerinde (yaprakları, meyvesi, kabuğu ve sütü) farklı özellikler sergiler. Besin değeri açısından zengin olan incir, antioksidanlar, flavonoidler, organik asitler ve enzimler içerir.
İncir, yüksek diyet lifi içeriğiyle sindirim sistemini düzenler ve kabızlık gibi problemlerin önlenmesine yardımcı olur. Midedeki asiditeyi dengelemeye, gastrit ve ülser gibi mide sorunlarında fayda sağlamaya yardımcı olabilir.
Fenolik bileşikler ve flavonoidler nedeniyle, incir iltihaplanmayı azaltır ve hücresel hasarı engelleyebilir. İncir sütü, anti-inflamatuar ve iyileştirici özellikleri nedeniyle bazı cilt ürünlerinde yer alır.
İncir yapraklarının infüzyon olarak tüketilmesi, iltihaplı bölgelerde ağrı ve rahatsızlıkları hafifletebilir. İncir yaprağı çayı, kas ve eklem ağrılarını yatıştırır.
İncir, quercetin, kaempferol, klorojenik asit, oleanolik asit ve ursolik asit gibi bileşikler bakımından zengindir. Meyvesi sitrik asit, tartarik asit ve elagin asit gibi organik asitler içerir.
İncir, Vitamin C, A, K ve B vitaminleri (özellikle B6) açısından zengindir. Potasyum, magnezyum, kalsiyum ve demir gibi mineralleri içerir.
İncir ağacının yaprakları ve meyvesinin sap kısmı lateks içerir. Lateks, proteolitik enzimler içerir ve ciltte tahrişe neden olabilir.